Skip to main content

YAYINLAR

REKABET KURUMU’NUN YERİNDE İNCELEME YETKİSİNE İLİŞKİN ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Yazar: Aktay
Tarih: 19 Eylül 2023

Anayasa Mahkemesi’nin (“AYM”) 20 Haziran 2023 tarihinde 2019/40991 başvuru numarasıyla
tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan bireysel başvuru kararı (“Karar”) ile Rekabet Kurumu
(“Kurum”) nezdinde başvuru sahibinin konut dokunulmazlığı hakkının ihlal edilip edilmediği
yönünde bir değerlendirmede bulunulmuştur. İlgili karar uyarınca, yerinde inceleme kararının
hakim kararı alınmamış olması sebebiyle başvurucunun konut dokunulmazlığı hakkının
uyuşmazlık konusu olayda ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Karar, hem mevcut uyuşmazlıklar
hem de Kurum’un gelecekte gerçekleştireceği yerinde incelemeler açısından emsal teşkil
edebilecek niteliktedir.
Somut olayda, ön araştırma yapmak üzere yetkilendirilen rekabet uzmanları, başvuru sahibinin
adresine giderek yerinde incelemede bulunmuş ve yapılan inceleme neticesinde şirket personelinin
bilgisayarından temin edilen elektronik postalardan oluşan 78 yaprak belge teslim alınmıştır.
Bunun üzerine başvuru sahibi; Anayasa’nın 21. maddesi uyarınca konut dokunulmazlığı hakkına
ancak hâkim kararıyla müdahale edilebileceğini, başvurucunun işyerinde Kurum yetkililerince
gerçekleştirilen yerinde incelemenin yeterli kanuni güvenceyi içermemesi sebebiyle konut
dokunulmazlığının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
AYM, ilgili kararında öncelikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (“AİHM”) ve Yargıtay
kararları doğrultusunda konut kavramının genellikle özel yaşamın ve aile yaşamının geliştiği yer
olarak tanımlandığını belirtmiş; fakat konut kavramının iş yerlerini de kapsayabileceğinin altını
çizmiştir. Bu çerçevede Karar’da bir kişinin mesleğini sürdürdüğü bürosunun, bir şirketin
faaliyetlerinin yürütüldüğü şirket merkezinin, tüzel kişilerin kayıtlı merkezlerinin, şubelerinin ve
diğer işyerlerinin de bu kapsamda değerlendirilebildiği belirtilmiştir.
AYM, arama kavramını ise suçu önlemek amacıyla suç işlenmeden önce veya suç işlendikten
sonra delillerin elde edilmesi ve/veya sanığın ya da şüphelinin yakalanabilmesi için bireylerin bazı
temel haklarının sınırlandırılmasına sebep olacak şekilde yürütülen ve de kural olarak hakim
kararını gerektiren bir koruma tedbiri olarak tanımlamıştır.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 15. maddesinde
düzenlenen yerinde inceleme, Kurum yetkililerinin teşebbüs ya da teşebbüs birliklerinin iş
yerlerine giderek mahalde inceleme yapması anlamına gelmektedir. İlgili kararda teşebbüslerin
yönetim işlerinin yürütüldüğü kısımlar ile çalışma odaları gibi herkesin serbestçe giremediği
alanların konut sayılacağı hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
Anayasa’nın 21. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde, usulüne göre verilmiş bir hakim
kararı olmadıkça hiç kimsenin konutuna girilemeyeceği, konutunda arama yapılamayacağı ve
buradaki eşyalara el koyulamayacağı açıkça ifade edilmiştir. Aynı fıkrada gecikmesinde sakınca
bulunan hallerle sınırlı olmak üzere 24 saat içerisinde görevli hâkimin onayına sunulmak şartıyla
kanunla yetkili kılınmış mercilerin yazılı emrinin yeterli görülebileceği ifade edilmiştir. Ayrıca el
koyma haline özgü olarak hâkime el koyma kararını 48 saat içerisinde açıklaması yükümlülüğü
getirilmiş olup aksi takdirde el koymanın kendiliğinden kalkacağı belirtilmiştir.
4054 sayılı Kanun’un 15. maddesinde yerinde inceleme faaliyetinin Kurul kararıyla yapılabileceği
belirtilmekte olup bu durumun gecikmesinde sakınca bulunan hallere münhasır olmadığı
görülmüştür. Anayasa’nın 21. maddesinde gecikmesinde ancak sakınca bulunan hallerde doğrudan
hakim kararı yerine kanunla yetkili kılınmış mercinin yazılı emrinin yeterli görülebileceği
belirtilmişken; Kurul’a verilen bu yetkinin Anayasa’nın 21. maddesi ile uyumlu olduğundan
bahsedilemeyecektir. Aksi durumun kabul edildiği ihtimalde dahi Kurul’un almış olduğu yerinde
inceleme kararını 24 saat içerisinde hakim onayına sunma zorunluluğunun olmaması da
Anayasa’ya aykırılık teşkil edecektir.
Sayılan tüm bu hususlar sebebiyle başvuru sahibinin konut dokunulmazlığı hakkına yapılan
müdahalenin Anayasa’nın 21. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı olduğu ve
konut dokunulmazlığı hakkının ihlal edildiği kanaatine ulaşılmıştır. AYM’nin gerekli güvenceler
sağlanmadan yerinde inceleme yapılmasının hak ihlali doğurduğuna hükmettiği bu kararın
uygulamada nasıl sonuçlar doğuracağı merak konusudur. Şu an için yalnızca başvuru sahibi
açısından sonuç yaratan bu Karar ile birlikte, ilgili husus hakkında Türkiye Büyük Millet
Meclisi’nde bildirimde bulunulmuştur.

© Tüm hakları saklıdır. 2022 Aktay Hukuk Bürosu | K.V.K.K.